Nigar Alemdar

BOĞAZ YAMAÇLARININ NADİDE MEYVASI: OSMANLI ÇİLEĞİ

.BOĞAZ YAMAÇLARININ NADİDE MEYVASI: OSMANLI ÇİLEĞİ

Bir zamanlar Arnavutköy, Kalender - Tarabya, İstinye yamaçlarındaki tarlalarda yetişen Osmanlı Çileği'nin pazara gelmesinden önce üreticiler de tüketiciler de âdeta gün sayarlardı. Boğaz'da yetiştirildiği yerlerde tezgah görmeden alıcı bulan, özgün pembe rengi, lezzeti, aroması ve kokusuyla eşsiz özelliği sahip 
Osmanlı Çileği pazara inince de kapış kapış satılırdı...

Fidelerinin yetiştirilmesindeki zorluk nedeniyle Boğaz'da sadece kısıtlı alanlarda üretilen Osmanlı Çileği, Mayıs ayının ilk haftalarından itibaren sabahın erken saatlerinde büyük özenle toplanırdı...

Kozmetikten, likör ve reçel yapımına kadar farklı sektörlerce talep edilen, yöredeki özel toprağında diğer çiçeklerle etkileşime girerek özgün çeşit olarak ünlenen Osmanlı Çileği, kendine özgü pembe rengi, tadı ve aromasıyla öne çıkardı...

Padişahların, varlıklı insanların sofralarının vazgeçilmez seçkin meyvelerinden olan Osmanlı Çileği az bulunması nedeniyle henüz meyve vermeden siparişler alınmaya başlanırdı...

Farklı pembe rengi, aroması ve kokusu ile diğer çilek türlerinin en lezzetlisi olan Osmanlı Çileği'nin üreticileri henüz ürün elde etmemelerine rağmen aylar öncesinden sipariş almaya başlardı...

Aşağıdaki eski fotoğraflarda Boğaziçi Arnavutköy yamaçlarında çalışırken görülen üretici kadınlar Osmanlı Çileği tarlalarının temizliğini baharın gelişiyle tamamlayarak daha iyi kaliteli ve bol ürün almak için emek harcarlardı...

Yazan: Mehmet Cemal Beskardes

 

517